Kabul Almak için Kaç Başvuru Yapmalıyım?

Başvuru yapan tüm gönüllü adaylarının merak ettiği ve çokça soru aldığımız konulardan birisini sizler için ele aldık. Bu yazının birçok genç arkadaşımızın aklına takılan önemli bir konuyu aydınlatacağına inanıyoruz.

AGH’nin varlığından yeni haberdar olan bir genç, özellikle de bu programıın ücretsiz bir program olduğunu öğrendiğinde öncelikli olarak “en erken ne zaman giderim?” sorusunu soruyor. AGH’nin gençlerde yarattığı heyecanı anlamak mümkün ancak bu noktada AGH hakkında biraz daha detaylı bilgi sahibi olmakta yarar var. “En erken ne zaman giderim?” sorusu, AGH hakkında daha detaylı bilgi edinmeden kuruluşlara yöneltildiği zaman kuruluşlar tarafından pek hoş karşılanmayabilir. Özellikle kendilerine bir turizm şirketi muamelesi yaptığınızı düşünebilirler.

Öncelikle söylemeliyiz ki AGH’yi gerçekleştiren kuruluşlar; şirket değildir, firma değildir, ajans hiç değildir! AGH’de yer alan ve gönüllünün ev sahibi veya gönderen olarak ihtiyaç duyduğu kuruluşlar, sivil toplum kuruluşu, dernek, vakıf, kamu kuruluşları, üniversiteler, belediyeler, vb. olabilir. Bu kuruluşlara, kuruluş demek AGH hakkında biraz bilgi sahibi olunduğunun en büyük göstergelerinden birisidir ve bu durum kuruluşlar için önemlidir.

“En erken ne zaman giderim?” sorusu ile ilgili olarak önemli bir noktaya parmak bastıktan sonra, kuruluşlar – firma değil! – hakkında biraz daha bilgi sahibi olmakta yarar var. Başvuru yapılacak olan kuruluşların, gidilmek istenen ülkedeki ev sahibi kuruluşlar olduğunu; bu kuruluşların her yıl belirli sayılarda gönüllü ağırladığını; gönüllü adaylarının sadece Türkiye’den değil tüm Avrupa ve diğer program ülkelerinden (Azerbaycan, Ukrayna, Tunus, Balkanlar, vb. geniş bir coğrafyadan) başvuru yaptığını düşünürsek… Umutsuzluğa kapılmaya gerek yok, şansınız var 🙂 Burada şunu belirtmek istiyoruz, ev sahibi kuruluşlar yalnızca sizin! başvurunuzu almıyor, bu programdan Avrupa çapında yararlanan yüzbinlerce genç var. Öncelikle bunun farkında olmakta yarar var.

Diğer önemli bir nokta, tıpkı AGH’yi yeni duyan gencin “en erken ne zaman giderim?” sorusunu sorması gibi, arkadaşlarımız genellikle iyi hazırlanmamış başvuru formlarıyla hemen proje başvurularına başlaması… Düşünün ki bir kuruluşun AGH çalışmaları ile ilgilenen uzmanısınız ve tüm Avrupa coğrafyasından başvurular geliyor. Bir başvuru özenle hazırlanmış bir Europass CV ve Motivasyon Mektubu içeriyor; diğeri ise tamamen özensiz bir şekilde hazırlanmış. Hangisini seçersiniz? Başvuru belgelerinin şekli, dilbilgisi, içeriği ve formatı başvurunuzu inceleyen açısından dikkat edilmesi gerek hususlardır.

Diyelim ki benzer nitelikte iki başvuru aldınız ancak birinin gönderen kuruluşu var, diğerinin ise henüz yok. Gönüllü birinde kendisini gönderecek ve ev sahibi kurumun iletişime geçeceği kuruluşu çoktan bulmuş, diğerinde ise henüz bulmamış. Başvuru belgelerinin niteliği ikisinde de eş değer! Hangisini seçersiniz?

Burada özellikle ve dikkatle belirtmek istediğimiz konu şudur: AGH başvurusu yapmanın en önemli noktası, başvuru yapmaya iyi hazırlanmaktır, çok başvuru göndermek değil. Yani, iyi hazırlanmış bir Europass CV ve Motivasyon Mektubu ile Gönderen Kuruluşun bulunmuş ve başvuruda belirtiliyor olması, temel konulardır. Gerisi ise içerik…

Başvuru yapılacak olan kuruluşların, gidilmek istenen ülkedeki ev sahibi kuruluşlar olduğunu; bu kuruluşların her yıl belirli sayılarda gönüllü ağırladığını; gönüllü adaylarının sadece Türkiye’den değil tüm Avrupa ve diğer program ülkelerinden başvuru yaptığını düşünürsek…

Başvuru hazırlıklarına atıfta bulunduktan sonra başvuru sayılarından bahsedebiliriz. İstediğiniz kadar iyi başvuru yapın, yukarıdaki atıfta belirtilen konu nedeniyle o projeden %100 kabul almayı beklemek çok mantıklı olmaz. Bu nedenle istediğiniz özelliklerdeki projeler için başvuru sayılarınızı artırmanız da yarar var. Yaşadığımız örnekleri paylaşacak olursak…

  • Olumlu örnek: Eski gönüllülerimizden biri 30 proje başvurusunda bulunup 4’ünden kabul almıştı. Kabul aldıklarından bir tanesi seçerek Almanya’da 12 aylık AGH projesini tamamladı.
  • Olumlu örnek: Bir diğer gönüllümüz de 450 proje başvurusunda bulunduktan sonra Romanya’da uzun dönem AGH projesini tamamladı.
  • Olumsuz örnek: Gönüllülerimizden biri yaklaşık 300 projeye başvuruda bulunup hiçbirinden kabul almadı.
  • En olumlu örnek: Avusturya’dan Türkiye’ye gelen AGH gönüllümüz Fransa, Yunanistan ve Türkiye’de yalnızca 3 kuruma proje başvurusunda bulundu ve kabul aldı. Türkiye’yi tercih ederek Bursa’ya AGH gönüllüsü olarak geldi.

Gördüğünüz gibi sayılar birbirinden tamamen alakasız gibi görünmekte, çünkü AGH özellikle katılma sürecine kurumlardan daha çok gönüllülerin yaptıkları ön hazırlığa göre şekillenen bir süreç. Bu durum sizi asla yıldırmasın. Aksine daha özenli, daha çok üzerinden zaman ayrılmış, sizi daha iyi yansıtan ve anlatan, motivasyonunuz daha iyi açıklayan, başvuru belgeleri hazırlamaya teşvik etsin. Özetleyecek olursak; önce AGH’yi iyi anlayın ve başvuru belgelerinizi yukarıda belirttiğimiz şekliyle eksiksiz bir şekilde hazırlayın, Gönderen Kuruluşunuzu bulun ve desteğini alın, ardından başvurunuzun içeriğini zenginleştirin, son olarak da size en uygun olan projeleri “EVS Database”de inceleyerek başvurularınızı gönderin. Size gelen veya gelmeyen yanıtlara göre başvurularınızın sayısını kendiniz belirleyebilirsiniz. Ancak iyi hazırlanırsanız, er ya da geç kabul alacağınız kesin!

Herkes duysun diye...Share on Facebook34Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Email this to someone

yorumlar

Bir Cevap Yazın