Gökçe Öztürk | Bir Bosna-Hersek Macerası

Bosna & Hersek’ten sevgiler!

Bu yazıyı ve nice diğerlerini okuyorsanız demek ki siz de AGH için meraklı, niyetli veya araştırmacısınız demektir. Öyleyse ben de ilk makalemi buna göre düzenleyeceğim ve her şeyi en başından anlatmaya çalışacağım.

Daha önce bir Eurodesk Temas Noktası’nda gönüllü olarak da bulunduğum için Erasmus+ programları hakkında epey bir bilgiye sahiptim. Ayrıca bu zaman içinde yine bu programların tanıtımını yaptığım olmuştu. İnsanlara tanıttığım şeyi gerçekleştirme sırası kesinlikle bendeydi. AGH’den önce gençlik değişimi deneyimim de olmuştu ancak bunu bir adım ileri götürmek kesinlikle gerekliydi benim için.

Derken okulumu bitirip birkaç şeyle uğraştım ve sonrasında ilk AGH başvurumu yaptım! Şansıma ilk başvuru yaptığım proje iptal edildi. Geri çevrilmediğime mi sevineyim yoksa o kadar heyecanla kendimi ve motivasyon mektubumu hazırladığıma mı üzüleyim bilemedim. Çok da istekle seçmiştim, epey de güzel bir projeydi. Önüme gelen her projeye başvurmak yerine bana katacağı şeyin ve benim ona katacağım şeyin bilincinde olarak başvurmayı tercih ediyordum. Lütfen bu programı konaklama, ulaşım, yeme-içmenin dahil ve bedava olduğu bir tatil gibi düşünmeyin. Kesinlikle değil ve bu düşüncelerle gidenler nedeniyle birçok insan mağdur oluyor ve ediliyor. Bu gerçekten çok üzücü. Proje ararken göreceksiniz bu fırsat için çabalayan ve iyi motivasyonlara sahip epey insan var. Öyleyse dikkatli olmakta kesinlikle fayda var.

İkinci başvurum şu an bulunduğum yere gelmeme vesile olan başvuru oldu. Kendimi şanslı hissediyorum. Yakın bir tarihte çok acı olaylar yaşamış bir yerdeyim şu an. Küçük bir köyde kalıyorum. İnsanlar cana yakın ve mütevazı. Ne geldiğim kültürden çok uzaktayım ne de çok yakın. Ortalarda bir yerde aslında. Ve en önemlisi, ben bu projede insanlığın iki yüzüne birden şahit oluyorum. Pasaportumun hoş karşılandığı ve karşılanmadığı yerler ve insanlar var. Yine de şunu diyebilirim ki, bu durum, öğrenme sürecimi iki katına çıkarıyor. Kendi konfor alanınızdan bağlandığınız internetten asla öğrenemeyeceğiniz şeyler var. Yani varmış, ben burada ayrıca bunu öğreniyorum. Deneyim elbet önemlidir ama deneyimin “hangi” deneyim olduğu da “sizin” için çok önemlidir. En azından bazen bunu seçebiliyorsunuz, o yüzden projeleri dikkatlice inceleyin demek istiyorum tekrar. Gideceğiniz yerin sokaklarını şimdiden Google Earth ile gezmek bile az da olsa sizi oraya hazırlayacaktır.

Ayrıca, kabul ve hazırlık sürecinde Sertaç bana epey yardımcı oldu. Ona ayrıca teşekkür ederim. Orada ve burada ilgili birilerinin olması en büyük şanslarınızdan biri olacak. Ve unutmadan, haklarınız ve sorumluluklarınız hakkında iki taraftan da bilgi istemeyi unutmayın. Mesela öğrendim ki proje süresince ölmek yasak, kesinlikle kendimize zarar vermiyoruz 🙂 Ben burada dünya tatlısı bir mentöre sahibim ve biliyorum ki buradaki varlığımın birçok yerinden o sorumlu. Onu hayal kırıklığına uğratmaktan ayrıca kaçınıyorum. Umarım bunlar size “yük” gibi gelmez, tam olarak bahsettiğim “insanlık” noktasından AGH ile alakalı küçük bir örnek verdim sadece.

Kaldığım yerden bahsetmek istiyorum biraz. Konformistliğimden uzaklaşalı çok zaman oluyor. Şu an kaldığım yer benim için çok fazla. Temiz, düzenli bir yer, birçok eşya yepyeni. Yalnız başıma kalıyorum. Bu bazen sıkıcı olabilir ama genel itibariyle güzel. Yarın tam bir haftamı tamamlamış olacağım ve kendimi rahat hissediyorum. Kültürel bir şok yaşamış değilim geldiğimde, ancak bedenim henüz uyum sağlayamadı. Ola ki siz de kışın kalkıp gidiyorsanız kesinlikle annenizi dinleyin, vitaminleri çayları bol bol alın. Bir de yanınıza küçük hediyeler alın derim, bazen bazı insanlar tarafından hatırlanmak isteyebilirsiniz. Anılar güzeldir elbet ancak zihnimiz anıları geri çağırmak için bazı maddi şeylere ihtiyaç duyabilir. Ben bu konuda kendimi epey kötü hissettim. Birkaç magnet, nazar boncuğu alabilirdim gelmeden, yalnızca çalışacağım yer için hediye getirmiştim.

Çalıştığım yer demişken, bu konuda ayrıca şanslı hissediyorum. Neler yapacağımdan kısaca bahsetmek istiyorum. Bir rehabilitasyon merkezinde çalışıyorum öncelikle. Birçok farklı alanda birçok farklı kesime destek sunuluyor. Ve benim birçok aktiviteye katılma/yardımcı olma şansım olacak. İlk bir haftam gözlem ile geçti. Bunu gelmeden planlayıp mentorume bildirmiştim, o da bana yardımcı oldu. Yarın ilk çalışma günüm olacak bu nedenle. Bunun için ayrıca heyecanlıyım. İlk olarak yalnız yaşayan yaşlılara yemek dağıtacağız köy köy gezip. Boşnakça bilmiyor olduğuma üzüldüğüm bir durum var, o insanların hikayelerini birinci ağızdan dinleyemiyor oluşum. Bu topraklarda nice hikayeler var. Gittiğiniz yerlerde nice daha hikayeler olacak. İnsanları dinleyelim, hani modern zamanların unutturduğu şeyden bahsediyorum: dinlemek, bir başkasının varlığını kabul etmek.

Şimdilik benden bu kadar, ah bir de, kısa dönem AGH yapıyorsanız çok işe yarar bir tavsiyem olacak. 2 ay için plan yapın. Günlük, haftalık , aylık ve 2 aylık olarak. Uzun dönemin aksine kısa dönemde öğrenmek için daha çok çabalamanız gerecek. Çünkü zamanınız yeterli değil, anın kıymetini bilelim.

Devamı gelecek…

Herkes duysun diye...Share on Facebook13Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Email this to someone

yorumlar