Atakan İldemir | Ukrayna’ya Gidiş Sürecim

Merhaba sevgili okurlar, heyecanlı heyecanlı AGH’yi araştıranlar, AGH’ye kabul almış ve sabırsızlıkla gidecekleri günü bekleyenler, hayal kuranlar ve tesadüfen burada olan ve ben ne yapıyorum ulen diyenler. Ben Atakan İLDEMİR (23). 2016 yılı haziran ayında ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden mezun oldum. Bölümümü severek okudum, okuluma severek gittim ancak iş hayatına atılmadan önce dünyadan çok kendimi tanımak için araştırmalarıma koyuldum. 2016 yılına kadar birçok ülkeye gittim (bu ilk blog yazım, bir bakmışsınız nasıl gittim, nerelere gittim, kimlerle tanıştım ve neler yaşadım bir gün anlatırım), 2014 yılında 1 yıl Almanya’da Erasmus yaptım ve mezun olduktan 1 ay sonra zaten yollara koyulmuş, ormanlara kamp atmış, yaz için yazlık bölgelerin birisinde güzel de bir iş bulmuştum. Yaz sezonunun kapanması ile yaşadığım yer Ankara’ya dönmek zorunda kalmış ve diğer arkadaşlarımın yaptığı gibi iş arayışlarına koyulmuştum. Bir yandan da kendimi aramaya devam etmek istiyordum. Yazın çalıştığım yerde Özge adında güzel mi güzel bir insandan duyduğum AGH’yi araştırmaya koyuldum. Özge’yi arayarak destek alıyor, destek veriyor ve hayal kuruyordum.

Europass Cv yazın arama motoruna, ilk çıkan site, sitesinden motivasyon mektubumu ve özgeçmişimi doldurup, EVS’nin sitesindeki (evs projects yazın eminim bulursunuz) projelere mail atıyor, cevap bekliyordum. Giden bir arkadaşım yok, gerçekliğini Özge’den onaylayabilmiştim ve gün geçtikçe bu ne saçma iş, bana para verecekler gönderecekler ha diyordum. Sonra akredite bir kuruluş bulup, ben proje buldum yardım eder misiniz diyecektim. Bunları nereden mi biliyorum? Aradım buldum açıkçası. Neyse aradan geçti 1 hafta, ben sabırsızım tabi, yazdım arama motoruna AGH Türkiye, Avrupa gönüllü, gönüllü Avrupa, eu gönüllü, türkiş gönüllü vs.  avrupagonulluhizmeti.com çıktı karşıma. Bu kuruluş akredite olan bir kuruluş ve halihazır elindeki projeleri yazıyor siteye, hem Türkler hem de hazır projeleri var ellerinde (tabi ben daha bilmiyordum bunu). Bir de onlara özgeçmişimi gönderdim. Bu arada Avrupa’daki kuruluşlar, “we are sorry to inform you….. Because of the terror attacts and comp……. ” maillerini göndermeye başlamışlardı. (Türkçesi, bu bilgilendirme için üzgünüz…. Türkiye’deki terör olayları yüzünden.… gibisinden). Böyle bir cevap bile aldım yani, olaylar yüzünden Türkiye’den birisini almamaya karar vermiş bir kuruluş.

Neyse, 1 ay sonra, ümit falan kalmadı tabi, kariyer sitelerinde özgeçmişimin görülmemesine kafam atmış bir vaziyette uyuyorum, bilinmeyen bir numara arıyor. Yeni kalkmışım, ulan iş görüşmesine çağırıyorlar herhalde diyerek yataktan fırladım, odamda 2 adım attım, öksürdüm, sesimi değiştirdim açtım telefonu, AGH falan bir şeyler diyor. Ben unutmuşum tabi neye başvurdum, niye Türkçe konuşuyorlar, dedim tamam geliyorum (ülkeyi bile anlamadım uyku sersemi). Pardon, hangi ülke ve ne zaman dedim, bir kızdı Sertaç Bey, daha onu bilmiyorsun kapat telefonu dercesine, konuştum anlattım durumu, anladı sağ olsun. 2 hafta sonra Kiev dedi. (Cidden başvurmuşum tabi, yukarıda mailim) Ne yapıyorsun şimdi? Tamam mısın, geliyor musun dedi? 10 saniye düşündüm, bir aileme soruyum (yeter artık, poponun üzerine otur, bir iş bul, gerçek bir iş olsun da diyebilirdi ailem çünkü) dedim. Ama işsizim, yazın beni, kışın Kiev güzel olur, hem kendimi daha iyi tanıma fırsatı, yazın siz yazın dedim. Sertaç Bey, 1 hafta içerisinde 2 Aylık Kiev/UKRAYNA AGH projesine kabul aldığımı haber verdi.

Neyse uzatmayayım konu uzun çünkü, 2 hafta sonra olumlu olumsuz gelişmeler, mail gelmedi (son gün Kiev’den yarım yamalak bir mail geldi) aldık biletleri. Bir arkadaş daha geliyormuş benimle, İstanbul’dan Gaye. Arıyoruz birbirimizi, Kiev’e mail atıyoruz falan, daha nerede kalacağımız belli değil, proje ne, ne yapacağız, gece 2’de iniyoruz falan, nereye gideceğiz.. Mail yok ortada. Son gün, Kiev’den bir mail geldi, Valeriy alacakmış bizi gece, evlerimize yerleştirecekmiş vs. Kafada bir ton soru var tabi. Ukrayna’ya vize lazım değil 90 gün bunu biliyoruz hepimiz. Biz 60 günlüğüne gideceğiz tabi, kapıda sıkıntı çıkmaz diyorlar ama ben daha önce bir sürü problem yaşadım vizesiz ülkelerde. (Artık pasaporta bile gerek olmayacak Ukrayna-Türkiye arasında)

Hani bir düşünün, sınır güvenliğisiniz, sakallı sakallı biri geldi, “ay em volüntır” dedi, hem de gece gece. Elinde 200 euro var, 60 gün kalacakmış. Ben gülerdim yani. Neyse son gün bir kabul mektubu istedim, gönderdiler.

Not: Kabul mektubu (masrafların karşılanacağına dair ve kalacak yerinizi onların sağlayacağına dair), gidiş-dönüş uçak bileti de masaya vurdun mu, iş tamam. Ha bunlar olmasa da giremez misin, girebilirsin belki, bir şey demiyorum.

Akşam bindim uçağa, gece 2’de Gaye ile Kiev’deyiz. İlk ben gittim sınır güvenliğiyle konuşmak için ve “I am völintır(volunteer-gönüllü)” dedim, dedi “ne völintırı kardeş”diyince, ben de o kabul mektubunu gösterdim ve sorunsuz aldılar ülkeye. Arkamdaki Gaye’yi göstererek “völintır too” dedim. (toje falan da dedim sanırsam, rusça). Ona hiçbir şey sormamışlar.

Havaalanında valizlerimizi beklerken kenarda duran ücretsiz haritalardan kaptım hemen bir tane, Şehir Plancısı olmak değil gezgin olmak bunu gerektirir arkadaşlar. Her ne kadar teknoloji çağında olsanız da şarjınız bitince çaresiz bir insana dönüşmeyin lütfen elinize haritanızı alınız ve geziniz.

Aldık valizleri, haritaları ve Kiev’deki gönüllü kuruluştan, Valeriy bizi karşıladı. Orta yaşlı, çok güzel bir insan. Bir baba edasıyla bize gece Kiev’i gezdirdi ve anlattı. Bize Lifecell (Turkcell’in Ukrayna’daki firması) telefon hattı almış. 2gb internet, 100 sms, Lifecell’lilerle ücretsiz konuşma ve 100 dakika diğer hatlara konuşma hakkı paketi bile yapmış. Oğluna sormuş bizim için, çok iyi bir insan gerçekten. Giderseniz Kiev’e Lifecell’i tavsiye ederim bu arada. Uygulamasını da telefonunuza indirin-Lifecell-(İngilizce), oradan paketinizin kalanını görebilirsiniz. 1 Aylık paket 60 Uah(8.5tl) (Yıl 2017-Mart- 1TL, 7.19 uah). Yukarıda Valeriy’nin bizden önceki, bizimle beraber ki ve bizden sonraki halini görüyorsunuz. (Valeriy ile ayarlayarak böyle bir şey yaptım onun için 😊 )

Dahası, Valeriy 1 aylık sınırsız metro kartı almış bizim için. O da 600 UAH (84tl) diye biliyorum ben. Gün içerisinde istediğiniz kadar kullanabiliyorsunuz. Yalnız bir kere kullanınca 15 dakika beklemeniz gerekiyor, zekiliğin lüzumu yok şimdi, eş dost gezdiremezsiniz. Kiev’in metrosu çok derin yapılmış bu arada, in in bitmiyor yürüyen merdivenlerle. Dünyanın en derin metro istasyonu (Arsenalna istasyonu-Kiev) burada yer almakta olup, derinliği 105.5 metredir. Yürüyen merdivenle inmesi 5 dakika sürüyor.

Devamı gelecek…

Sorularınız için: atakanildemir@gmail.com

Herkes duysun diye...Share on Facebook11Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Share on Tumblr0Pin on Pinterest0Email this to someone

yorumlar